Öne çıkan

Piri’den Merhaba Dünya…

Garip-Piriyazili

Hosgeldiniz. Bu sitede kampcilik ve karavan dunyasi ve yasamiyla ilgili pekcok sey bulmanizi diliyorum.

Lutfen blogumu begenerek takip edip paylasarak siz de Piri’ye katkida bulunun.

Keyifli bloglar…

post

Hatırlatma: Bu sitede yayınlanan içeriğin tüm hakkı yazara aittir ve izinsiz olarak kopyalanıp kaynak gösterilse dahi başka bir yerde yayınlanamaz. Yayınlanması halinde yasal yollara başvurulabilir. Sayfaya link verilerek paylaşımda bulunulabilir.

Hatırlatma 2: Bu sitede yer alan her şey bir kampçı karavancı olarak yazarın kendi subjektif görüş ve fikirleridir. Bu yazılar geziler yapılarak, Kamplar bizzat deneyimlenip kalınarak, yolculuklar yapılarak oluşturulmaktadır.

Karavanda Anakampınız ve Önemi

Merhaba arkiler bugün size karavanınızı koyacak sabit bir kamp alanı ayarlamanızın öneminden bahsetmek istiyorum.

Pandemi’den sonra karavana talep arttı ve çok sayıda karavan üretilmeye başlandı. Ama halen bu karavanları koyacak uygun alanlar üretilemedi yeterince. Eğer ki bir karavan alır ama bunu koyacağınız yeri önceden ayarlamazsanız bu karavanı sokakarasında barındırmakla ilgili sorunlar yaşayabilirsiniz. Karavanlar genelde sorun olarak görülür ve sürekli şikayet edilirler. Ayrıca belediyelerin de artık karavan yasaklayan politikaları var ve sorun da gitgide büyüdü. Oysa karavanınıza bir ANAKAMP ayarlarsanız boş zamanlarınızda gideceğiniz güzel bir alana da beraberinde sahip olabilirsiniz. Kampta elektrik su gibi ihtiyaçlarınızı karşılayabilir ve kimseyle kavga etmeden kendi alanınızda huzurla kampçılık yapabilirsiniz.

Kampların aylık ve yıllık ücretleri günlük ücretlerine göre daha uygun olabilmekte. Özellikle benim bölgem olan Ankara bölgesinde bu şekilde aylık abonelikle çalışan pekçok kamp açıldı ve görünüşe göre açılmaya da devam edecekler çünkü bu alanda bir ihtiyaç var.

Karavanınızı koyacak alanın size sadece elektrik su değil bir adres ve meşru bir zemin sağlayacağını unutmayınız. Kampçılık en güzel haliyle bu iş için teşkil olmuş kamplarda yapılır arkiler…

Ulaşan’da Tatil…

Evim kadar çok sevdiğim bir otel varsa, orası kesin Ulaşan’dır. Size ne zaman isterseniz yerimiz var diyen bu güzel otelde bu yaz bir günlük bir tatil yaptım.

Bahçe katındaki bu odalardan havuza neredeyse iki adımda ulaşıyorsunuz.
Tatili severim.
Havuzbaşı..
Bahçe mükemmel.
Oda servisi neredeyse herşeyi getiriyor ama yüzde onbeş daha pahalı.
Bomonti. Leziz.
Bol bol çay kahve de tükettim.
Ulaşan’da günbatımı muhteşemdir.
Akşam..

Sonuç olarak 5925TL ye bir gün serbestçe yiyip içerek tatilimi tamamladım. Bu fiyat beni üzmedi.

Biz de bir canız…

Arkadaşlar herkes gibi ben de bir canım. Kimseye ne bir üstünlük taslayabilirim ne de kimseden eksik kalır bir yanım ve yönüm olduğu var.

Kampçı dostlarım olsun, dostlarımla kamp yapayım istedim ve bu yüzden de kampçı dostlarım olarak gördüğüm kimselerin dostları oldum.

Yine kampçı dostlarım arasından devam ettirdiğim dostluklarım da var. Bazı kampçıdostlarımla dostluğum ilerledi ve daha da yakın dost oldum.

Şimdilerde daha çok yalnız başıma kampçılık yapıyorum karavanım PİRİKAMP’la…

Yine de dostluk ve dostlar gibisi yok…

Yücel GÜNDÜZ Karavancılığı, onurlu şerefli güzel bir karavancılıktır. Bu güzel dostlarla yapılır.

Motokaravan ayrımcılığı üzerine…

Merhaba arkadaşlar.

Bir kampçı olarak beni rahatsız eden bir şeyden bahsetmek istiyorum. Adlarını falanca Motokaravan grubu felan gibi kampçılık yapılan aracın orjinine yönelik bir ayrımcılık örneği ile seçmiş gruplar var.

Ben kendim bu işe çok küçük yaşlarımda Bursa’daki Hasanağa Gençlik Kampında devletin sunduğu olanaklarla başladım. Sonrasında ehliyetimi aldıktan sonra üniversite yıllarımda arkadaşlarımla otomobilim ve çadırımla ilk defa kamp yapmaya başladım. 2001 yılında. O tarihten itibaren her yıl mutlaka kampa gider ve kampımı yaparım.

Yıllarca bu işi sadece otomobilim ve çadırımla yaptıktan sonra ben de kendime bir çekme karavan yaparak nihayet 2010 yılında ilk karavanımı edindim. Bu karavanı gururla söylüyorum her şeyini kendim yaptığım Çelebi adında bir hayaldi. Yani dokuz yıl boyunca en az Otomobil ve Çadır kampçılığı yaptım. Sonraki yıllarda da yine canım istedikçe yaptım ve bugünlere kadar geldim.

Çevremdeki dostlarıma baktığımda onların da senelerce değişik araçlarla kampçılık yapmış deneyimli kampçılar olduklarını görüyorum.

Bu motokaravan ayrımcılığı noktasında eklemek istediğim başka bilgiler de var. Bunlardan en önemlisi ise istatistiki bilgisi elimizde olmamasına rağmen en çok kullanılan kamp aracının açık ara farkla otomobil olmasıdır. Pekçok insan kampçılığa otomobil ile başlar ve geliştirir. Diğer bir nokta ise evet bizim çadırla kamp yıllarımız geride kaldı ama her zaman hala kenarda köşede bir çadırımız vardır. Bu açıdan ben MOTOKARAVAN diye bir sınıflandırma yapılmasını çok yanlış bir tavır olarak görüyorum.

Birçok insan ancak senelerce çalışıp uğraşıp yine bir motokaravan edinemez veya çok zor edinir. Şartlar böyleyken kampçılar arasında neden böyle bir ayrımcılığa gidilmektedir?

Ye Kürküm Ye düzeni doğru bir düzen değildir. Ve her zaman için bir kampçı çadırcılık yapacağı yeni deneyimler de yaşayabilir.

Çekme karavanlar da sonuçta kamp yerlerinde kamp yapmak için özelleşmiş araçlardır. Ve karavanın aslı da aslında bir çekme karavandır. Motokaravanlar tamamen sonradan yapılmış bir buluştur arkadaşlar.

Motokaravancılar diye gurup kurulup hem Çekme Karavancıları hem de Çadır Kampçılarını ayırmak, Onları ötekileştirmek son derece anlamsız bir tutumdur.

İnsanlar bu tutumu yapabilir ve ben yaptım oldu diyebilirler ancak deneyimli kampçılar olarak motokaravanımız olsa da, olmasa da bizim teveccühümüz yıllarca kampçılık yapmış ve İNSAN AYIRMAYAN insanların olduğu Türkiye Kamp ve Karavan Derneği veya Yine UKKF’ye bağlı Ankara Kamp ve Karavan Derneği gibi dernekler olacaktır.